Parkinson hastalığı nedir belirtileri nelerdir?
Sıklıkla orta yaşta ve daha sonra görülen, istençli hareketlerde yavaşlama ve azalma, kaslarda katılaşma ve istençsiz titremelerle ortaya çıkan kronik, ilerleyici merkez sinir sistemi hastalığı. Nedenlerinin tam olarak bilinmemesine karşın, Parkinson hastalığına benzer belirtilere yol açan pek çok etken vardır. Bunlardan başlıcaları fenotiyazin, haloperidol ve rezerpin gibi ilaçlar, karbon monoksit ya da manganez zehirlenmesi, her iki yarımküredeki bazal gangliyonların enfarktüsü, hidrosefali, bazal gangliyonların çevresinde çıkan urlar ve kafa travmalarıdır.

Hastalık genellikle ellerden birinde istençsiz titremelerle başlar; hareketler giderek yavaşlar. katılaşır. Hastalığın belirleyici özelliklerinden biri yüz ifadesindeki değişmelerdir: Bakışlar sabit, yüz kasları dümdüz ve hareketsiz, gözkapakları sürekli açık, ağız hafif açıktır. Başparmak ve öbür parmaklar karşılıklı para saymaya benzer bir hareket yapar. Tremor genellikle ruhsal gerginlik ve yorgunluk durumlarında artar, istençli hareketlere başlarken azalabilir, uykuda bütünüyle kaybolur. Sertleşerı ve katılaşan kasların aynı anda değil de kesik kesik, aşamalarla gevşemesi “dişli çark belirtisi” olarak bilinir. Bütün istençli hareketler yavaşlar (bradikinezi), kendiliğinden harekete geçme güçlüğü vardır. Orneğin durmakta olan hasta bir türlü yürümeye başlayamaz; küçük ve kesik adımlarla başladıktan sonra da öne doğru tökezlemeye, hatta bazen düşmeye engelolmak için koşmaya başlar. Yürürken kolları hareket etmez, gövde öne doğru eğiktir, ayaklarını yere sürür. Alçak ve tekdüze bir sesle konuşur, çoğunlukla söyledikleri anlaşılmaz. Ince el becerisi kaybolur. Kaslardaki katılaşma ve sonradan ortaya çıkan eklem rahatsızlıkları kol ve bacaklarla ornurgada ağrılara neden olur. Kas gücü de azalır. Duyu işlevleri ve reflekslerde bir değişme olmaz.
Parkinson hastalığında beyindeki sinir uyarılarını ileten aminlerin metabolizmasında bir bozukluk olduğu, bazal gangliyonlardaki dopamin, noradrenalin ve serotonin yoğunluğunun düşük olduğu anlaşılmıştır. Dopamin kan-beyin sınırını aşamadığından tedavide bunun ön maddesi olan levodopa (L-dopa) kullanılır. Levodopanın yan etkilerinden iştahsızlık, bulantı, kusma ve düşük tansiyon, ilaç karbidopa adlı maddeyle birlikte alındığında kaybolur. Dopa dekarboksilaz ketleyicisi olan karbidopa, levodopa metabolizmasının beyin dokusuna ulaşmadan, kan dolaşımındayken sonlanmasına engelolur. Günümüzde Parkinson hastalığının tedavisinde bu ilaçların yanı sıra antikolinerjiler (atropine benzer etki gösteren ilaçlar), virüs enfeksiyonlarında da etkili olan arnantadin ile ergo alkaloitleri ve türevieri de kullanılmaktadır.








