RSS Feed     Twitter     Facebook   
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...

Font size:

Para Politikası

Para Politikası Nedir ? Para Politikası Hakkında Detaylı bilgiler;

Hükümetlerin belirli ekonomik amaçları gerçekleştirmek için kredi, para arzı ve faiz oranları ile ilgili olarak yaptığı düzenlemeler. Genellikle maliye politikası ile birlikte yürütülür. Gerek maliye, gerekse para politikasının ana amacı tam istihdamı, yüksek bir büyüme oranını ve fiyatlarla ücretlerde istikrarı gerçekleştirmektir. Özellikle II. Dünya Savaşı’nı izleyen dönemdeki enflasyonist gelişmeler, birçok hükümeti istikrarı gerçekleştirmenin temel aracı olarak parasal önlemler almaya yöneltmiştir.

Para politikasının yürütülmesinde merkez bankaları önemli roloynar. Bu alandaki sorumluluk, örneğin. ABD’de Fedçral Rezerv Sistemi’ne, Birleşik Krallık’ta Ingiltere Merkez Bankası’na verilmiştir. Türkiye’de ise TC Merkez Bankası yanında Para ve Kredi Kurulu para politikasının yürütülmesinde önemli işlevler üstlenmiştir. Para arzını denetlernede merkez bankalarınca kullanılan üç temel araç açık piyasa işlernleri, iskonto haddl ve mevduat karşılığında bankaların tutmak zorunda oldukları nakit rezerv yükümlülüğüdür. Bunların en önemlisi olan açık piyasa işlemleri, para arzıyla faiz oranlarını etkilerneye yönelik olarak devlet tahvil ve bonolarının alım satımı yoluyla yürütülür. Merkez bankasının tahvil satın alması ticari bankaların nakit rezervlerini artırır ve bankalarca verilen kredilerin miktarının yükselmesine yol açar. Devlet tahvillerine olan talebin artması tahvil fiyatlarının yükselmesine ve faiz oranlarının düşmesine yol açarak yatırım ve tüketim harcamalarını artırır. Merkez bankasının tahvil satması ise ters yönde etkide bulunarak para arzının daralmasına ve faiz oranlarının yükselmesine yol açar.

Iskonto haddi merkez bankalarınca ticari bankalara. verilen kredilerde uygulanan faiz oranıdır. Iskonto haddinin yükseltilmesi ya da düşürülmesi bankaların kredi faiz oranlarını, dolayısıyla verdikleri kredi miktarını etkiler. Ticari bankaların mevduat karşılığında merkez bankasında tutacakları nakit rezerv miktarı ise mevduatların belli bir yüzdesi olarak yasalarla belirlenir. Bu yükümlülük ticari bankalarca sağlanan krediler üzerinde bir fren etkisi yapar. Böylece karşılık oranının artırılması ya da azaltılması yoluyla toplam kredi miktarı, dolayısıyla da para arzı etkilenir.

Eskiden altın standardının yürürlükte olduğu dönemde para politikasının temel amacı merkez bankasındaki altın rezervini korumaktı. Ödemeler dengesi açık verdiğinde ülke dışına yönelik altın akışı olurdu. Merkez bankaları para arzını azaltarak bu akışı durdurmaya çalışır, sonuçta fiyatlar, gelirler, istihdam düzeyi ve ithalat miktarı düşer, böylece dış ticaret dengesi yeniden sağlanırdı. Dış ticaret dengesinin fazla vermesi durumunda ise ters yönde bir politika uygulanırdı. Bir ülke ekonomisinin istikrarı dış pazar koşullarına bağlıydı. 1930′larda işsizlik probleminin ciddi boyutlara ulaşması ekonominin iç dengesine verilen önemi artırdı, ama bu alanda daha çok maliye politikalarına ağırlık verildi.

1. Dünya Savaşı sonrası dönemin enflasyonist koşulları para politikasına ilgiyi yeniden canlandırdı. Özellikle 1970′lerin ikinci yarısında Batı dünyasında enflasyonun

1950-70 ortalamasının üç katına çıkmasıyla enflasyonla mücadelede maliye politikasının yerini daha çok para politikası almaya başladı. Harry G. Johnson, Milton Friedman ve Friedrich Hayek gibi iktisatçılar para arzının artması ile enflasyonun hızlanması arasındaki bağa dikkat çekerek enflasyonun önlenmesinde, talep ağırlıklı ekonomi politikalarına oranla sıkı para politikasının çok daha etkili olacağını savundular.

Share with: Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Wordpress Googlebuzz Myspace Gmail Newsvine Favorites More
You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply